Bizi kim yönetiyor?

Bu soruda ilk akla,

Hükümetler

Ekonomiler

Medya

Algoritmalar

geliyor, bize neyi göreceğimizi, neyi isteyeceğim izi, neden korkmamız gerektiğini fısıldayan görünmez sistemler..

Sonra derine bakıyoruz, peki içimizdeki yöneticiler kim?İçimizdeki seslerin hangisi bize, ait?

Asıl zor olan, kendi elimizde sandığımız ipin ucunun başka bir yere bağlı olduğunu fark etmek..

Birşeyi iistediğimizi sanıyoruz, belki sadece bize öğretilmiş bir arzuyu tekrar ediyoruz..

Birinden kaçıyoruz, belki kendi korkunuza yüzleşmekten kaçıyoruz

Öyleki iinsanın içinde görünmez bir kalabalık yaşıyor. Korku, arzu, onaylanma, geçmiş, öğretilmiş roller, giydirilmiş kimlikler.. Hepsine ben diyoruz. Peki kim bu ben?

insan kendine varırken, önce ben sandığı perde lerden sıyrılmalı… Nefs çoğu zaman kendi hakkımızda kurduğumuz hikayelerden örülü..

Ben buyum

Ben bbunu yapamam

Benim başıma hep bunlar gelir

Ben onsuz yaşayamam

Bir cümle tekrarlandıkça kimliğe, kimlik tekrarkabdıkça kadere, kader sandııkça iplere dönüşüyor ve iplerin varlığı unutuluyor.

Çoğu zaman kendi hapishanemizin duvarlarını başkası örüyor, sanırız.. Oysa o duvarları ören bizzat bizim zihnimiz..üstelik anahtar cebimizde..